Tesettür kelimesinin kökünü oluşturan setr, “örtmek, gizlemek, perdelemek” anlamına gelmektedir. Bir kişi fıtrî, örfî veya dinî bir gerekçeyle vücudunun belirli yerlerini örter. Kelimenin kökeni daha derinden incelenirse “hayâ” kavramı ile karşılaşırız. Ama asla “farklı olmak” gibi bir anlamı yoktur. Mütesettir insanın da farklı olmak gibi bir amacı, bir niyeti yoktur. Evvela burasının düzeltilmesi ve iyi anlaşılması gerekir. Tesettür Müslüman bir kadının özgürlüğüdür, toplumsal alanda varoluş biçimidir. Bu onun için doğal olan, fıtri olandır. Mütesettir bir kadın özellikle bu toprakların, tartışma götürmeyecek şekilde, asli unsurudur. Bu sebeple farklı olarak görülmek istemez. Farklı muamele görmek hiç istemez. Bahsi geçen paylaşımımda kamusal alanda var olmaya çalışan mütesettir bir kadının hissettiği psikolojik bir baskıdan bahsedilmekte. Sırf inancı sebebiyle gördüğü muameleyi haklı gösteren kültürel vesayet evet ortadan kaldırılmalıdır. Bu sistem kültürel faşizmin ta kendisidir zira. İddia edildiği gibi bir arada yaşama fikrini de barındırmaz. Kimsenin inancı sebebiyle ötekileştirilmediği, imkanların eşit olarak bütün vatandaşlara sunulduğu bir kamusal alan talebidir paylaşımımdaki bahis. Yorumlardan da anladığım kadarıyla kasti olduğunu düşündüğüm bu çarptırma, bu yanlış anlamanın sebebi ne olabilir? Profilimdeki başörtülü resmim, belki zahmet edip profilimi biraz karıştırmış olabilirler, benim gibi başörtülü insanların kalmasını istedikleri alanın dışına taşıp, “ait olmadığımız” bir yerden dem vurmuş olmam şahsıma “siyasal İslamcı” etiketini yapıştırmalarına yetti. Mevzubahis tivitim ile işaret etmek istediğim zihniyet tam da bu.
Quote
Dilek Zaptçıoğlu
@dilekzaptcioglu
Farklı olmayı seçenler, herkes kendi gibi olsun isteyemez. Tesettür, farklı olmayı seçmek demektir. Ben çok dindarım, örtünüyorum, demektir. Herkes sizin gibi olmak ve yaşamak zorunda değildir. Kültürel vesayet dediğiniz şey, insanların farklı kültürleri benimseme ve yaşama x.com/zehra_ogut/sta…
Show more